Endometriozis ( Çikolata Kisti Hastalığı )

ENDOMETRİOZİS 

Ülkemizde ve dünyada endometriozis hasta sayısını gösteren istatistikler var mı?Endometriozis günümüzde daha sık görülen bir hastalık olmuştur. Bunun sebebi teşhis edilme oranının artmasıdır. Hem hekimler arasında hem de hastalarda endometriozis bilinilirliği tüm dünyada artmıştır. Dünyada kadınların %6-10’unda endometriozis hastalığı olduğu düşünülmektedir, yani her 10 kadının 1’inde, 176 milyon kadında endometriozis vardır. Ülkemizde ise 1.5-2 milyon kadında endometriozis olduğu düşünülmektedir.

Hastalığın ne kadarına tanı konulabiliyor? Tanı almadığı için tedavi görmeyen kadınlarla ilgili öngörülen rakam nedir?

Tanısı kolay olmayan ve genellikle de geciken bir hastalık olan endometriozisde şikayetlerin başlangıcından teşhise kadar geçen ortalama süre 7.5 yıldır. Endometriozis tanısı koymak için hekimin ve hastanın şikayetlerinin endometriozis ile ilişkili olabileceği noktasında farkındalığı artmalıdır. Tanısı geciken grup genellikle ergenlik döneminde olan bayanlar veya henüz evlenmemiş genç bayanlardır.

Endometriozis nedir? Neden önemlidir?

Endometriozis, çikolata kisti hastalığı, endometrium denilen rahim iç dokusunun normal yeri dışında farklı organlarda yerleşmesi ile karakterize iyi huylu fakat ağrılı bir hastalıktır. Normal yaşantıyı devam ettirmeye engel olacak kadar şiddetli kasık ve adet sancılarına sebep olabilidiği, yine kısırlık, barsaklarda tıkanıklık ya da karın içi yapışıklıklar oluşturabildiği için önemli bir hastalıktır.

Ortaya çıkmasındaki etkenler nelerdir?

Genellikle sebebi net ortaya konulamamış bir hastalık olmasına rağmen östrojen hormonuna bağımlı bir hastalıktır. Bu nedenle üreme çağındaki kadınlarda daha sık görülür. Genetik yatkınlığı olan kadınlarda ya da bağışıklık sistemi problemi olan kadınlarda çevresel faktörler, bazı kimyasallar hastalığın ortaya çıkmasını tetiklemektedir.

Nedenlerine yönelik yeni araştırmalar var mı? Örneğin endometriozis ve zayıflamış bağışıklık sistemi ilişkisi gibi…

Endometriozis hastalığının nedeni net olarak ifade edilememektedir ve hala nedenine yönelik araştırmalar yapılmaktadır. Genetik yatkınlık, bağışıklık sistemi sorunları son yıllarda en çok üzerinde durulan ve çalışılan ilişkili durumlardır. Ailesinde endometriozis olan kadınlarda bu hastalığın daha sık görülmesi bir genetik yatkınlığı düşündürmektedir. Fakat genetik geçiş şekli net olarak ortaya konulamamıştır ve hangi genlerle geçiş olduğu noktasında çalışmalar devam etmektedir. Diğer üzerinde en çok yorum yapılan ilişki endometriozis ve bağışıklık sistemi arasındadır. Bağışıklık sistemi hastalıklarının, otoimmun hastalıkların endometriozis hastalarında daha sık görülmesi bağışıklık sistemini baskılayan bir faktörün neticesinde endometriozisin geliştiğini düşündürmektedir. Bu tetikleyici faktör çevresel kimyasallar ya da östrojenik maddeler olabilir. Bu konuda da çalışmalar devam etmektedir.

Bilinen değiştirilebilir ve değiştirilemez risk faktörleri nelerdir?

Beyaz, uzun boylu, zayıf, kızıl saçlı kadınlarda daha sık görüldüğü bilinmektedir. En sık Asya ırkında görülmektedir. Ailesinde endometriozis olan kızlar risk grubundadır. Öte yandan sık adet gören, adet kanaması uzun süren, çocuğu olmayan, liften fakir ve yağlı diyet tüketen, alkol tüketimi fazla olan, egzersiz yapmayan, yoğun kafein tüketen kadınlarda daha sık görülmektedir.

Hastalığın ortaya çıkmasında yaş önemli midir?

Endometriozis genellikle üreme çağındaki kadınları etkilemektedir, östrojen bağımlı bir hastalıktır diyebiliriz. En sık 30’lu yaşlarda görülür. Ergenlik çağı ve menopozda da görülebilmekle birlikte bu yaşlarda nadirdir.

Hastalığı önlemek mümkün müdür? Özellikle risk faktörlerine sahip kişilerin hastalığın ortaya çıkışını geciktirmek için alabileceği önlemler var mıdır?

Hastalığı önlemek günümüzde mümkün değildir. Fakat lifli gıda tüketmek, kafein, alkol, şeker, rafine gıda tüketimini azaltmak, yeşil sebze, meyve ve antioksidandan zengin gıdalar tüketmek, egzersiz yapmak, emzirmek, çocuk doğurmak, doğum kontrol hapı kullanımı hastalığın ortaya çıkışını ya da ilerlemesini geciktirebilen önlemlerdendir.

Hastada hangi belirtilerle kendini gösterir? Bu belirtilerin farklı hastalıklarla karıştırılma riski var mıdır?

Adet ağrısı, ilişki esnasında ağrı, sürekli bir kasık ve karın ağrısı ya da rahatsızlığı, adet düzensizliği, gebe kalamama (infertilite), kabızlık ve şişkinlik hissi en sık görülen şikayet ve belirtilerdir. Zaman zaman gastroenteroloji kliniklerine kabızlık, karın ağrısı ya da şişkinlik gibi şikayetlerle giden kadınlarda endometriozis tespit edilebilmektedir. Yine adet düzensizliği ve kasık ağrısı nedeniyle diğer jinekolojik hastalıklarla karışabilir, ayırıcı tanı yapılmalıdır.

Hasta ne zaman hekime başvurmalıdır?

Adetleri ağrılı olan, ağrı kesicilere cevap vermeyen ya da adetleri esnasında ağrı nedeniyle işe gidemeyen, sosyal yaşantısı kısıtlanan kadınlarda ve genç kızlarda akla endometriozis gelmelidir. Yine ilişkide ağrısı olan ve gebe kalamama sorunu olan kadınlarda da aklaendometriozis gelmelidir. Özetle şiddetli adet sancısı, ilişkide ağrı, infertilite ve adet düzensizliği problemlerinden biri veya birkaçı olan kadınlar ve genç kızlar mutlaka gecikmeden hekime başvurmalıdır. Özellikle genç kızlarda şiddetli adet sancıları normal olarak kabul edilmemeli, bir hekime başvurularak sebebin endometriozis olup olmadığı araştırılmalı ve böylece tanıda gecikmenin önüne geçilmelidir.

Endometriozis konusunda hastaların yanlış bilgi nedeniyle yaptığı hatalar var mıdır?

Genç kızlarda ya da kadınlarda adet sancısı normal bir durum olarak kabul edildiğinden bu şikayetle hekime gidilmemektedir. Bu da endometriozis tanısında gecikmelere yol açmaktadır. Özellikle genç kızlar ya da evli olmayan kadınlar jinekoloğa gitmekten çekinmektedir. Verilen hormonal ilaçların ya da doğum kontrol haplarının kısır yapar korkusu ile kullanılmaması da endometriozis hastalığının kontrol altında tutulabilecekken ilerlemesine neden olabilir. Bu nedenle şiddetli adet sancısı varsa mutlaka hekime başvurulmalı ve endometriozis tespit edilirse verilen ilaçlar düzenli bir şekilde kullanılmalıdır. Bu şekilde davranıldığında endometriozis hastalığının kontrol altında tutulması mümkündür.

İnfertilite ve endometriozis ilişkisi hakkında bilgi verir misiniz?

Endometriozis infertilite nedenlerinin başında gelmektedir. Özellikle erkekte sorun olmayan infertil çiftlerde %40 oranında endometriozise rastlanmaktadır. Endometriozis farklı mekanizmalarla infertiliteye sebep olmaktadır. Karın içi yapışıklıklara sebep olarak tüplerde tıkanıklık ve tüplerle yumurtalıklar arasındaki ilişkide bozulmaya sebep olabilir. Endometriozis yumurtalıkta kist yaparak yumurtalık kapasitesinde azalmaya veya yumurta kalitesinde azalmaya sebep olabilir. Endometriozis hastalığında rahimin embryoyu tutmasında da sorun olabileceği ileri sürülmüştür. Bu durum daha ziyade rahimde endometriozis görülmesi ile bilinen adenomyozis hastalarında olabilir. Dolayısıyla her endometriozis hastasında kısırlık görülmez fakat infertilite problemi endometriozisli kadınların %30’unda görülmektedir.

Endometriozis olan kadınlar çocuk sahibi olabilir mi? Bu konuda rakam vermek mümkün mü? Kadınların %30’nun çocuk sahibi olamayacağı tahmin ediliyor gibi….

İnfertil kadınların %40’ında endometriozis tespit edilmiştir. Endometriozis hastalarının ise hepsinde kısırlık görülmez, %30 oranında infertilite problemleri olmaktadır. Zaman zaman yumurtalıkta büyük çikolata kisti olan kadınlar kendiliğinden bile gebe kalabilmektedir. Bu noktada hastalığın tüplerde tıkanıklık yapıp yapmadığı önemlidir. Endometriozis olan kadında eğer çocuğu yoksa tüpler mutlaka değerlendirilmeli ve tıkanıklık olup olmadığı ortaya konulmalıdır. Yine bu kadınlarda yumurtalık kapasitesi ultrasonografi ve AMH gibi kan testleri ile değerlendirilmeli, yumurtalık rezervi kısıtlı ise çocuk sahibi olma konusunda geç kalınmamalıdır.

Nasıl tanı konuyor?

Endometriozis kesin tanısı laparoskopi ile konulmaktadır. Laparoskopide göbekten bir kamera ile karın içerisi gözlenir, karın zarı dediğimiz peritonda, yumurtalıklarda, tüplerde ve bağırsak gibi komşu organlarda endometriozis odaklarının varlığı araştırılır. Öte yandan ultrasonografide çikolata kistlerinin gözlenmesi de tanı koymada yeterlidir. Tanı için bazı kan testleri de istenebilir, ca 125 bunların başında gelmektedir. Fakat kan testine göre tanı konulmamaktadır, kan testi daha ziyade hastalığın tedavisinin takibinde kıymetlidir.

Tedavi yaklaşımı hakkında bilgi verir misiniz?

Endometriozisin medikal yani ilaçla ve cerrahi yani ameliyatla tedavisi yapılabilir. Eğer endometriozis olan kadın çocuk istiyorsa medikal tedavi yapılmaz, cerrahi tedavi ise ancak büyük çikolata kisti varsa ya da tüplerde problem varsa yapılır, bu kadınlarda daha ziyade yardımla üreme tedavileri ile bir an evvel çocuk sahibi olmak için takiplere geçilir. Endometriozis olan bir kadında asıl şikayet ağrı ise yani ağrı nedeniyle tedavi yapılacak ise önce medikal tedavi yapılır. Hormonal bazı ilaçlar ile ağrı şikayeti rahatlayabilir. Yine hormonlu spiral, hormon hapları ve iğneleri tedavide kullanılabilir. Bu ilaçlar kontrollü kullanıldığında uzun süreli kullanımları ile ciddi sorunlarla karşılaşılmamaktadır, fakat doktor kontrolü ile kullanılmaları önerilmelidir. Eğer ilaç tedavisi ile ağrı rahatlamaz ise ya da derin endometriozis dediğimiz ciddi anatomik problemlere yol açan bir endometriozis varsa cerrahi tedavi tercih edilmelidir. Cerrahi tedavide yapışıklıklar açılır, endometriozis odakları temizlenir, yumurtalıkta çikolata kistleri varsa çıkarılır, endometriozise bağlı çevre karın içi organlarda tıkanıklıklar oluşmuşsa (barsaklarda veya idrar yollarında) etkilenen bölge çıkarılarak tıkanıklıklar düzeltilir.

Menopozdan sonra sorun ortadan kalkar mı?

Menopoz ile östrojen hormonu vücutta azaldığından endometriozis lezyonları da geriler, küçülür. Ama eğer menopozdaki bir kadında endometrioma (çikolata kisti) tespit edilmiş ise ve kasık, karın ağrıları varsa cerrahi ile tedavi yoluna gidilmelidir, nihai olarak rahim ve yumurtalıkları almak gerekebilir. Daha önce cerrahi geçiren menopozda endometriozis hastalarında ise ağrı olursa bazı ilaçlar da kullanılabilir. Sonuç olarak menopoz sonrası sıklıkla endometriozis lezyonları gerilemekle birlikte ağrı şikayeti olduğunda cerrahi tedavi tercih edilmelidir.

Endometriozis varlığı kadınların yaşam kalitesini nasıl etkiliyor?

Şiddetli karın ve kasık ağrıları, adetlerde şiddetli sancı, bu nedenlerle işe gidememe, konsantrasyon bozuklukları, depresyon, yorgunluk, uykusuzluk, yoğun ağrı kesici kullanımı, ilişki esnasında ağrı olduğunda cinsel yaşantıda problemler, infertilite varsa stres ve tedavi süreçlerinde gerginlik endometriozis olan kadınlarda görülebilen durumlardır. Bütün bunlar kadının yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir.

Endometriozis varlığı farklı sağlık sorunları için risk oluşturuyor mu? bilinen böyle bir bağlantı var mı?

Endometriozis ve otoimmun hastalıklar birlikte sık görülmektedir. Romatizmal hastalıklar, fibromyalji gibi hastalıklar da eşlik edebilir. Yine alerjik rahatsızlıklar birlikte görülebilir. Bu hastalıklar ile endometriozisi muhtemelen bağışıklık sistemi problemleri neticesi ortaya çıkmaları nedeniyle birlikte görmekteyiz. Öte yandan endometriozis olan kadınlarda over kanseri riski ile ilgili çalışmalar göstermiştir ki bazı yumurtalık kanseri türleri endometriozis olan kadınlarda daha sık görülmektedir.

                                                                                    Prof. Dr. Banu Kumbak Aygün

Merhaba, 
Geçmiş olsun. Çikolata kisti hastalarında yumurtalık kapasitesi değerlendirildikten sonra ve tüplerin durumu da ortaya konularak tedavi planı yapmak gerekir. Tabii sperm değerleri de önemlidir. Ameliyat geçirdiğiniz için ve de aradan 10 sene geçtiği için tüp bebek tedavisi uygun olacaktır. Sağlıklı günler dilerim

Paylaş
Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp
Share on email
Share on print